Arabuluculuk
Arabuluculuk; toplumumuzda ve medeniyetimizde aslında çok eskiden bu yana değişik biçimlerde varlığını sürdürenalternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Geçmişte bireyler arasında vuku bulan ihtilafların hakem yahut akil bir kişiye vasıtasıyla çözüme kavuşturulması biçiminde kendini gösteren Arabuluculuk, dünyadaki başarılı örneklerinin de mevcudiyeti ile günümüze uyarlanarak hayatımızdaki ve hukuk sistemimizdeki yerini yenidenalmıştır.
Günümüzde arabuluculuk faaliyetini yürüten arabulucu, hakem ya da akil kişinin fonksiyonundan farklı olarak hüküm veremeyecek, taraflar hakkındahaklı haksız yorumunda bulunamayacak ve kişisel görüşlerini taraflara dikte ettiremeyecektir. 6325 Sayılı Kanuna göre Arabulucu tarafların iletişimini kolaylaştıracak, ihtilafın bu sistem ile çözülmesi halinde taraflara ne gibi avantajlar getireceğini belirtecek ve tarafların birbirleri hakkındaki olumlu düşüncelerini çoğaltmaya yardımcı olacaktır.
Yasama Organı Arabuluculuk müessesesi ile en başta mahkemelerdeki iş yükünü azaltmayı hedeflemektedir. Bunun yanında toplumsal barışa olan katkısı, gerçek ya da tüzel kişilere getirdiği yararlar ve her iki taraf içinde kazan-kazan modeline dayanması da Yasama Organının Arabuluculuk ile hedeflediği kazançlar arasındadır.
TBMM’de 07.06.2012 tarihinde kabul edilen ve 22.06.2012 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa ve yine bu kanuna dayanılarak hazırlanan ve 28540 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununu Yönetmeliği’ne göre;tarafların üzerlerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bütün hukuki uyuşmazlıklar ihtiyari arabuluculuğun konusunu oluşturabilmektedir.
Yukarıda da izah edildiği üzere tarafların üzerlerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bütün hukuki uyuşmazlıklar ihtiyari arabuluculuğun konusunu oluşturabilmektedir. Eş bir deyişle zorunlu arabuluculuk kapsamında bulunmayan talepler için de ihtiyari arabuluculuk yolu her zaman açıktır.
Dava Şartı olan (Zorunlu) Arabuluculukta ise; hukuki ihtilafın Arabulucuya başvurulmadan dava açılamamasını, açılmış ise devam edilmesine engel olmasını ifade etmektedir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2, Türk Ticaret Kanunun 5/A Maddesi ve HMK’nın 115. Maddesine göre DAVACI TARAF, dava dilekçesi ile birlikte Arabuluculuk Son Tutanağının Aslını veyahut arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemesi gerekmektedir. Şu halde Arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması veya mahkeme tarafından verilen bir haftalık kesin süre içerisinde süre içerisinde Arabuluculuk Son Tutanağının mahkemeye sunulmaması halinde mahkeme tarafından davanın usulden reddine karar verilecektir.
